
Merhaba,
Bu hafta iyi gidiyorum maşallah, o kadar yorgunluk üstüne 1 haftada 2 kez bloguma bişeyler ekleyebildim ya hayret bana yani :))) Evet canlar yarın sınavlarım var (aöf) , son iki yazımda da bahsettiğim gibi iş yoğunluğum olduğu için sınavlara hiç hazırlanamadım, artık Hazirandaki sınavlarda kendimi parçalayıp sınava hazırlanacağım, çünkü bu şart oldu. Ama yinede siz bana yarın için dua edinde lütfen şı sınavlardan 40 ın altında almayayım inşallah.....
Sağlık problemim için geçmiş olsun dileklerinde bulunan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, dr.gidemedim ama şimdi daha iyiyim. Burun kanaması falan artık yok , baş dönmesi ve halsizlik, yorgunluk şikayetlerinden var. Ama akne tedavim için kullanmış olduğum ilaçdan kaynaklı sanırım. Kullandığım ilaç ilaçların en ağırlarından biri, o nedenle prospektüsünde o kadar fazla yan etkisi yazılmış ki ben şuan ki halime şükrediyorum. Tedavim 2 ay daha sürecek, çok şükür hemen hemen aknelerden kurtuldum sayılır sadece lekeler kaldı onlarda geçecek ümidiyle ilacıma devam ediyorum. Bunun içinde dualarınızdan beni eksik etmeyin lütfen :)))
Bazen yazılarımı okuduğumda saçmaladığımı, şimdi bu yazdıklarımın milleti ne ilgilendirdiğini düşünüyorum, ama inanın içimden ne geliyorsa yazıyorum. Sanki karşımda o an birileri varmışda karşılıklı yazışıyormuşum gibi geliyor bana. O nedenle sizi yazılarımla sıkıyorsam lütfen kusura bakmayın emi cancağızlar :)))
Son zamanlarda hep pasta, kurabiye, salata tarzı tarifler eklediğimi farkettim. Eee bunun nedeni birazda şu ; akşamları iş çıkışı genelde annemlere gidiyorum yiyiyor içiyor, oğluşumuzu alıp eve geçiyoruz. Bu nedenle benim mutfakta pek tencere kaynamıyor gibi bişey oldu. Tencere kaynadığında da ne mi oluyor ; bilmiyorum sizde de oluyor mu ama ben yemek pişirdikden sonra kokusu falan beni alıyor, birde ben yoruluyorum yemek yaparken. Bekarkende mutfağı hiç sevmezdim aslında. Hatta mutfağı temizlemeyi bile sevmezdim, hafta sonları annemle temizlik yaptığımızda bütün her yeri süpürüp silerdim, mutfağa gelince iş; süpürgeyi kapının önüne koyuverirdim, al anne burası senin derdim. Tabii şimdi kendi evimde böyle bir şansım yok temizlikde yemekde bana ait :((( Şimdi iş çıkışı yemek yaptıkdan sonra yoruluyorum ya hemen sofraya oturuyoruz, yemeklerin fotosunu çekmek aklıma bile gelmiyor o an. Benim düşündüğüm şimdi bu sofrayı kim toplayacak, makinaya kim yerleştirecek, mutfağı kim derleyip toplayacak, çayı kim koyupda oturma odasına götürecek :))) Şimdi siz yazdıklarımdan tembel seni diyeceksiniz, belkide öyleyim ama mutfakla ilgili tembelim sanırım :))) Bu kadar yeter diyenleriniz var gibi geldi tamam hemen tarife geçiyorum ;
TRİPLEX KÖFTE (Tamamen benim uydurduğum ad)
Malzemeler;
400 gr kıyma
1 baş kuru soğan
1 yumurta
1.5 çay bardağı kurutulmuş bayat ekmek
pul biber, kara biber, tuz
5-6 orta boy patates
2 domates
4-5 çarliston biber
2 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yemek kaşığı biber salçası
1 su bardağı kaynar su
Köfte sayısında kürdan
Nasıl mı Yaptım ?
Patatesleri soyup, yuvarlak yuvarlak dilimledim. Domatesleri orta büyüklükte küpler halinde doğradım. Biberleride dikdörtgen şeritle halinde doğrayıp kenara aldım. Sebzeleri tuzla harmanladım. Daha sonra soğanı rondodan geçirip içine yumurta, kıyma ve kurutulmuş ekmekleri ilave ettim.Baharatlarını ve tuzunu da ilave edip rondodan geçirdim. Patatesleri az sıvı yağla harmanladım. Patatesleri yuvarlak borcama (büyük olanı) dizdim. Kıymadan parçalar koparıp elimle yassılaştırdım patates dilimlerinin üzerine köfteleri yerleştirdim, köftelerin üzerlerine birer domates ve biber koyup kürdan sabitledim. Biber salçasını kaynar su ile açıp, köftelerin üzerine sosu gezdirdim. Önceden ısıtılmış fırında 200 C de 40-45 dk pişirdim.Yemeğin adına gelince malzemeler böyle üst üste olunca bende adını böyle uydurdum.
Sonramı tabakda gördüğünüz dört taneyi zor ayırdım fotoğraf çekebilmek için. Eşimde oğlumda bende bayıla bayıla yedik Triplex köfteyi :))))
Herkese güzel bir hafta sonu diliyorum........