22 Aralık 2008 Pazartesi

BİZDEN HABERLER :)))



Merhabalar,
Yokluğumda beni arayıp soran, merak eden herkese çok teşekkür ediyorum. Kimseye ne ziyarete ne de yorum yazmaya gidemiyorum lütfen hiçbiriniz kusuruma bakmayın. Nedenime gelince 3 kişilik ailemize (ben, eşim ve Orkunumuz) Allah nasip ederse Temmuz 2009 da 4. şahıs gelecek. O nedenle biraz sıkıntılı günler geçiriyorum. Herkesden dua bekliyorum. Sanırım bir süre daha aranızda olamayacağım. Son olarak; Rabbim dileyen her kadına annelik duygusunu inşallah yaşatır diyorum.
Hoşçakalın.....

7 Aralık 2008 Pazar

HAYIRLI BAYRAMLAR




Tüm yürekler sevinç dolsun, umutlar gercek olsun,acılar unutulsun,dualarınız kabul ve bayramınız mübarek olsun.

4 Kasım 2008 Salı

KALDIĞIM YERDEN ***HALLEYLİ PASTA*** İLE DEVAM


Merhaba,
Nereden nasıl başlayacağımı inanın bilmiyorum. O kadar çok ara verdim ki, yazacak bir sürü şey var aslında. Ama herşeyi tek tek yazsam sayfalar yetmez sanırım. Kısaca yokluğumda neler yaptım onları yazmak istiyorum...
İlk başta 8-25 Ağustos arası Edremit (Balıkesir)- Şile (İstanbul)- İstanbul da yaklaşık 15 günlük bir tatil yaptık çekirdek ailemizle. Oradan döndükden sonra tabiki hemen cupppp işbaşı yaptık.Bu arada o tarihde AÖF bütünleme sınavlarına da 2 hafta kadar bir süre kalmıştı, daha önceki yazılarımında da bildiğiniz gibi 2 ders bırakmıştım bütünlemelere. Dişimi sıkıp gece gündüz ders çalışıp sınavlara hazırlandım. Sonuç ; kaldığım 2 dersi de bütünlemelerde geçip Anadolu Ünv.İşletme Lisans Bölümünden çok şükür mezun oldum...Darısı bütün AÖF lilerin başına inşallah....
Bütün bunlar olurken ramazanda gelivermişti. Ramazanın ilk 20 günü gayet güzel geçti. Son 10 günde canım rahmetli annanneciğim hastalandı. Hastalığının ilk 4-5 günü evde yattı, sonra hastaneye kaldırıldı 4 günde hastanede yattı, annemde yanında kalıyordu. Annanneciğimi en son sağ olarak ölmeden bir gün önce yani Kadir gecesi günü görmüştüm. Hayatımızda büyük bir boşluk bıraktı, evlatlarına ve biz torunlarına aşırı derecede dua ederdi. Şimdi rast gitmeyen bir işimiz oldumu annannemin dualarından eksik kaldık ondandır diyorum. Büyüklerimiz aramızdan ayrılınca boşlukları asla dolmuyor bence... Annannem için başsağlığında bulunan bütün arkadaşlarıma tekrar çok teşekkür ediyorum. Allah hepimizin büyüklerine, bizlere ve bizlerin evlatlarına sağlıklı güzel ömürler versin inşallah....
Bunların yanısıra eşimde kurum değiştirdi, bu yıl açılan üniversitelerden birine akademik kadroya geçti. Yeni açıldığı için personele bayağı iş düşüyor. Allah yardımcıları olsun hepsinin. Anlayacağınız bize yol göründü; gideceğimiz ilde benim şuan çalıştığım kurum olmadığı için dolayısıyla benimde kurum değiştirmem gerekiyor, geçiş için bir kuruma dilekçe verdik, hayırlısıyla cevap bekliyoruz. Ailemden, sevdiklerimden, memleketimden ayrılacağım için bayağı üzüntülüyüm. Herşeyden önemlisi oğlumun psikolojisi beni çok düşündürüyor, şuana kadar hep güvendeydi çünkü annem bakıyordu, şimdi onu çok değişik ortamlar bekliyor kreşdi, anaokuluydu bütün bunlara alışma aşaması beni çok düşündürüyor. Haliyle ev bulma, burdaki evi toplama, taşınma işlerimizde var, bunların hepsi gözümde büyüdüğü için biraz ürküyorum... Herşey için hakkımızda hayırlısı olur inşallah...
Bu arada 29 Ekimde 1 yaş daha büyüdüm ve 32 yaşıma geliverdim.Allah hepimize inşallah evlatlarımızla birlikte güzel, sağlıklı ömürler versin....
İşte bütün bu olumlu ve olumsuz şeyler beni blogdan bu kadar süre uzaklaştırdı. İçimden ne bir yazı yazmak, ne bir tarif eklemek gelmiyor. Ama artık şeytanın bacağını kırayım dedim, hemen hemen çoğunuzun bildiği bir tarifle bloguma dönüş yapmaya karar verdim.
Tarifi geçen yıldan beri birçok blogda görmüştüm, hep aklımdaydı denemek. Ama bir türlü nasip olmamıştı, sonunda oğlumun ve benim tatlı krizimizin tuttuğu birgün yapıverdim. Gerçi ben evde ne buldumsa onu kattım. Tavsiyem pasta tüketilmeden en az 8-10 saat önce yapılması ve ertesi güne bırakılmamasıdır...
Geçeyim tarifime...

HALLEYLİ PASTA



Malzemeler;
1 paket kakaolu creme ole
6 adet ülker halley
10-12 adet petibör bisküvi
yarım çay bardağı damla çikolata
3 adet ülker coco star
2 su bardağı süt
1 çay bardağı iri kıyılmış ceviz


Nasıl Mı Yaptım ?
Creme oleyi sütle çırptım, içerisine 6 adet halley pastayı 5-6 parçaya bölüp kattım, bisküvileride irice kırdım, damla çikolatayı ve cevizleri karıştırdım, son olarak da küp şekerden az daha küçük doğradığım coco starları karıştırdım. Tahta kaşıkla iyice karıştırıp malzemelerin birbirine karışmasını sağladım. Küçük kare borcamı hafif ıslatıp içerisine karışımı yayıp düzledim ve buzluğa koydum. Buzlukda yaklaşık 2 saat kadar durdurdan sonra alıp, üzerini hindistan cevizi ile süsleyip buzdolabının iç kısmında 1-2 saat daha bekletip akşam çayımızın yanında servis yaptım. Hem pratik hem lezzetli bir tatlı...Çalışan bayanlar için ideal bence...
Şimdilik hoşçakalın, mutlu kalın.......

22 Ekim 2008 Çarşamba

DÖNMEM İÇİN SEBEP ; ULUSLARARASI ARKADAŞLIK ÖDÜLÜ


Herkese merhaba;

Kendime bloga birşeyler yazmak için bahaneler ararken Allahdan bu arkadaşlık ödülü çıktı. Sevgili Pınardan aldım ben ödülümü.Ben kendi adıma hem ödül aldığım için hem de yazı yazmam için bir sebep olduğu için bu ödülleşme işine çok sevindim.Pınar a çok teşekkür ediyorum, ayrıca kendisi bu aralar biraz da rahatsız o nedenle canım arkadaşıma Allahdan acil şifalar diliyorum.

Bu ödülün amacı diğer bloglardaki arkadaşlardan öğrendiğime göre dünya çapında blogger arkadaşlarımızı tanıtmak amaçlı. Uluslararası arkadaşlık ödülünü sürekli alıcı tarafından devrediliyormuş ve her alan kişi kendine gönderen kişiden 1 fazla kişiyle liste hazırlayarak ödüllerini dağıtıyormuş. Ödülün aynı kişilere dönmemesi için arkadaşınızın listesindeki blogları eklememek gerekiyormuş ama ben bu kurala uyamayacağım sanırım Pınarın listesinden 2-3 arkadaşıma bende bu ödülü vereceğim. Blog adresi vermek zorunlu olduğu için burada ismini yazdığım arkadaşlarım dışında kalanlar lütfen darılmasın, aslında blogcu ve blogspotdaki bütün arkadaşlarıma gönderiyorum ben bu ödülü....


Gelelim ödül listeme:
























Aslında herkesi yazmak istiyorum ama ben zaten kuralı bozdum. Ama emin olun arkadaş listemdeki herkese bu ödülü gönderiyorum.....


Hayatımdaki gelişmelerle ilgili 1-2 güne kadar bişeyler yazmayı ve yeni tarifler eklemeyi düşünüyorum, şimdilik hepiniz hoşçakalın, sevgiyle kalın.........

3 Ekim 2008 Cuma

ACI, KEDER......SELAM

Öncelikle herkesin geçmiş bayramını kutluyorum...Aranızda olamayaşımın bazı nedenleri var...Ama en önemlisi Kadir Gecesi günü annannemi kaybettik...Çok büyük acı ve üzüntü içinde olduğum için hiçbir arkadaşıma ne bayram ne de kandil için uğrayamadım....En kısa zamanda aranıza dönmek üzere hepiniz sağlıcakla kalın...........

Sevgiler....

Nagehan

1 Eylül 2008 Pazartesi

11 AYIN SULTANI HOŞGELDİİİİİİİ


9 Temmuz 2008 Çarşamba

ÇİKOLATALI ISLAK KEK




Merhabalar,

Uzun zamandır aranızda yoktum, aslında sebebi yok bu ayrılığın, fakat çekirdek ailemi ilgilendiren bazı belirsizlikler var hayatımız da son günlerde hep o işlerle kafam meşgul olduğu için içimden blog dahil olmak üzere hiçbirşey yapmak gelmiyor. Bu belirsizlikler canımı sıkıyor çünkü o nedenle bu yıl yapmayı arzuladığımız küçük tatilimizi bile hala tam netleştirip nereye gideceğimize karar veremedik...Eylüle iki dersim kaldığını yazmıştım onlara bile doğru düzgün çalışmak gelmiyor içimden... Evime bile doğru düzgün vakit ayırıp da ne bir temizlik ne de bişey yapabiliyorum. Neyse Allah sağlık sihhat versin gerisi bir şekilde yol alır diyorum. Bugünlerde oğlum boğaz enfeksiyonu çekiyor, dün dr.gittik bir torba ilaçla eve döndük. Çocuklar hasta olunca hayat duruyor sanki, tek o iyi olsun ben hiçbirşey istemem diyor insan... Allah hepimizin evlatlarına sağlıklı güzel ömürler versin inşallah....
Gelelim tarife bu güzel kek mi desem pasta mı desem tarifini geçen gün sevgili Luluşun sayfasından aldım, kendisinin sağ klik yasak olduğu için tarifi kağıda elle yazmak zorunda kaldım. Akşam iş çıkışı markete uğrayıp eksik malzemeleri tamamlayıp eve geçip mutfağa doğru hemen yol aldım. Çünkü pazar günü oğlum tv izlerken bir ara yanıma geldi anne ben pasta istiyorum dedi bende işimi bitirince ona kağıtlı pasta yapacağımı söyledim kabul etmedi, ben değişik sulu pasta istiyorum dedi. Sanırım sulu pastadan kasıt yaşpasta istiyorum demek istedi :) Baktım Papatyam Luluşun tarifide hem oğlumun istediğine uyuyor hem de benim için yapması en kolay bir tarif olduğu için Lulunun pastasını yapdım, çokda güzel oldu. Herkese tavsiye ederim...
Tarifimi P.D.Ç.S. 26 ev sahibesi canım arkadaşım Hurişime gönderiyorum ve kendisine kolay gelsin diyiyorum...
ÇİKOLATALI ISLAK PASTA (Oğlum koydu adını)



Malzemeler
Keki için :
4 yumurta
3 çay bardağı toz şekeryarım çay bardağı sıvı yağ (tarifde yokdu ben ekledim)
4 çay bardağı un
1 çay bardağı süt
2 yemek kaşığı kakao
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Islatmak için :
1 büyük su bardağı süt (su da olabilirmiş) , 1 tatlı kaşığı silme türk kahvesi (tarifde nescafe idi benim evde kalmamışdı ben türk kahvesi kullandım) , 2 yemek kaşığı toz şeker
Soslar için:
1 paket muzlu creme ole + hazırlamak için 2.5 su bardağı süt
1 paket çikolata sosu + hazırlamak için 2.5 su bardağı süt
Nasıl mı Yaptım ?
Derin bir çukur tasın içinde un, kakao, vanilya, kabartma tozunu kaşıkla karıştırdım. Çırpma kabına yumurtlarımı kırıp, üzerine toz şekeri ekleyerek 2 katı olana kadar havalandırarak çırpdım. Sütü ve yağı ekleyip iki dakika daha çırpdıkdan sonra üzerine diğer kaptaki unlu karışımı ilave edip havalandıra havalandıra önce düşük sonra hızlı 4-5 dk kek hamurumu çırpdım. Dikdörtgen uzun borcamı iyicemen yağlayıp hamuru borcama döküp her tarafına kaşık yardımıyla yaydım. Diğer kek hamurlarına göre çok az katı olduğu için kendiliğinde tepsiye yayılmadı çünkü. Fırını 2-3 dk 100 C de ısıtıp 180 e aldım ve kekimi fırına verdim... Kek pişerken muzlu creme oleyi üzerindeki tarife göre hazırladım, ardından çikolatalı sosu da pişirip soğumaya bıraktım, kabuk bağlamaması için ara ara karıştırdım.Kek pişince fırından alıp, 4-5 dk soğuttum. Bir büyük su bardağı sütün içine kahveyi ve tozşekeri katıp karıştırdım. Sonra kekin her tarafına şerbet gibi gezdirdim. Çekmesi için 2-3 dk.bekledikden sonra muzlu creme oleyi kekin hertarafına güzelce yaydım, en sonda çikolatalı sosunu döküp iyice yaydıkdan sonra 15-20 dk mutfak ortamında bekletip buzdolabına kaldırdım... Buzdolabında 1 saat kadar kaldıkdan sonra tüketinceye kadar üzerine streç film çektim (Çikolatalı sos kabuklanmasın diye)
Gerçekden çok nefis ve yapması kolay bir pasta oldu....Denemenizi şiddetle tavsiye ediyorum ve Papatya Prensese de tarif için teşekkür ediyorum..
Şimdilik Hoşçakalın, Mutlu kalın ................

17 Haziran 2008 Salı

ANNELER GÜNÜ & KALPDEN GELEN GÜZELLİKLER

(Van gölünden bir görüntü)

Herkese selam

13 günlük bir aradan sonra aranıza nihayet döndüm. Çok yoğun ve güzel günler geçirdim. Geçtiğimiz hafta çalıştığım kurumun düzenlemiş olduğu eğitim semineri için Van da idim. Seminerden arta kalan zamanlarda bayağı bir gezdik, gerçekden Türkiye nin her tarafı ayrı bir güzel. Gezdiğimiz her yeri ayrı ayrı yazmak istesem bu yazı bitmez. O nedenle detaylara girmeden sadece şunu söylemek istiyorum, sadece yurdumuzun Akdeniz bölgesi, Ege bölgesi, Marmara bölgesi değil her tarafı ayrı güzellikde. Eğer ana yurdumuzun nereler olduğunu görmek, Türk olduğunuzu daha iyi hissetmek istiyorsanız Bitlis in Ahlat ilçesini mutlaka görmelisiniz diyorum. Selçuklulardan kalma öyle güzel eserler varki insanın ağzı açıkda kalıyor. Van gölünün serin havası zaten yetiyor...Sanırım geziyle ilgili yazacaklarımı burada noktalasam iyi olacak...

Gelelim yazımın konusu etkinliğimize ; Sevgili Selcen ve Evren in düzenlemiş olduğu Anneler Günü & Kalpden Gelen Güzellikler Etkinliği ne bende severek ve isteyerek katıldım. Hediyelerim dün elime geçti. Selcen ve Evren in çektiği kurada daha önce kendisini hiç tanımadığım, bloguna birkez dahi uğramadığım bir arkadaşımıza ben çıkmışım. Sevdamavisi & Sevda Polat arkadaşıma gönderdiği hediyeler için çok ama çok teşekkür ediyorum. Dün sayfasını incelediğimde bayağı hamarat bir anne olduğunu öğrendim. Umarım bu etkinlik sayesinde arkadaşlığımız pekişir dostluğa dönüşür.Kendisi şuan tatildeymiş, ben burdan kendi blogumdan kendisine çok teşekkür ediyorum. İsterseniz buyrun sizde bir bakın bu ince düşünceli arkadaşım neler neler göndermiş ......



Sevdacım kendi elemeğiyle yaptığı takılar, çok şık reçellik takımı ve sıcak sohbetlerde kullanmam için kahve göndermiş bana. Sağolsun oğlumuda unutmayıp onada tişört göndermiş teyzesi... Tekrar kendisine teşekkür ediyor, sıcak yuvasında eşi ve kızı Adayla birlikte hayırlı güzel bir ömür diliyoıum....

Bugünlük Hoşçakalın......

4 Haziran 2008 Çarşamba

TRUFFLARIMLA DÖNDÜM



Herkese selam,

Arkadaşlar uzun bir ara verip aranıza dönmekden mutluyum..Çok şükür sınavlar bitti ama işin birde Eylül kısmı var yani bütünlemeler, çalıştığım 2 dersi verdim kaldı 2 ders nasipse inşallah onlarıda Eylül de verip mezun olmayı hedeflemiştim.Yokluğumda gördüm ki herkes harika şeyler eklemiş.Allahdan yokmuşum yoksa benim iştah tavan yapardı heralde.Önümüzdeki hafta yine yokum (Van a gidiyorum seminer için) , ardından küçük bir tatil yapmayı planlıyoruz . Blogcu arkadaşlarımın sayfalarından dolayı iştahımın kabarmaması için bu seminer ve ardından gidebilirsek tatil programı aslında iyi oldu...

Neyse umarım herkes iyidir,kimsenin önemli bir sıkıntısı yoktur. Yokluğumda beni yorumlarıyla yalnız bırakmayan,unutmayan, UNUTAN, bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum....

Bugün ki tarif sevgili NİNO ya ait, kendisine bu güzel tarifi bizimle paylaştığı için çok teşekkür ediyorum. Aslında yaklaşık bir ay önce kardeşim Adana dan geldiğinde yapmıştım. Sevgili Dilek biliyor, annemle birlikte hummalı bir hazırlık yapmıştık kardeşim için, bu trufflar da onun içindi. Ha kardeşime pek kalmadı orası ayrı ; çünkü abim tatlı delisi olduğu için bir seferde en az 7-8 tane götürdü zaten. Kalanlarıda bir nasiplendik artık. Çok güzel bir tatlı çeşidi, hatta annem bundan böyle bayramlarda hep bundan yap başka bişey yapma diye bana tembihde bulundu.

P.D.Ç.S. 24 ev sahibesi sevgili Tuğba & keyiflimutfağım arkadaşıma daveti için teşekkür ediyorum ve trufflarımı etkinliğe gönderiyorum....


TRUFF TABAĞI



Malzemeler;

200 gr sütlü çikolata (nestle kullandım)
100 gr bitter çikolata (ülker kullandım)
1 paket sıvı krema (200 ml)
350-400 gr kadar kek (kendim yaptım)
Bir su bardağı kadar iri kırılmış ceviz veya fındık
Süslemek için hindistan cevizi rendesi ve pasta şekeri

Nasıl mı Yaptım ?

İlk önce kekimizi rondodan geçirip iyice un ufak haline getirdim (daha önceden yaptığım elektriklerin azizliğine uğrayıp fırında kuruyan bir kekim vardı onu kullandım) Sıvı kremayı tencereye alıp ısıttım, ısınınca içine sütlü çikolataları kırıp erittim, çok az fokurdayınca ocakdan alıp içerisine ufattığım kekleri ve cevizi katıp iyice karıştırıp buzdolabına kaldırdım. Bitter çikolatayı benmari usulu erittim. Yaklaşık 4-5 saat sonra buzdolabına kaldırdığım karışımı aldım, karışımdan elimle ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarladım sonra çay kaşığı yardımıyla erittiğim bitter çikolatayı toplara sürüp birazını hindistan cevizi rendesine ve birqzını da pasta şekerlerine buladım. Sonra tekrar buzdolabına kaldırdım. Bir gece buzdolabında bekleyince harika oluyor. Ayrıca başka bir tavsiyem var eğer truff yapacaksanız kesinlikle evde yapılmış bir kek tercih edin, çünkü ben bundan sonra birde hazır kekle yaptım bunlar kadar güzel olmadılar.

Afiyet şeker olsun.......

HOŞÇAKALIN.................


21 Mayıs 2008 Çarşamba

EV LOKUMU MU DESEM ?????



Herkese Merhaba,

20 gündür bloguma birşeyler eklemek nasip olmadı, katılmak istediğim ve davet edildiğim etkinlikleri kaçırmamak için bugün artık kendimi zorladım ve bişeyler eklemeliyim dedim.Sizleri kaç gündür damalı kek görüntüsüyle sıktığım için özür dilerim... Sanırım mevsim yaza doğru yol alınca herkes de bir isteksizlik, bitkinlik olayı meydana geldi...Bunun üstüne birde zayıflama gayreti olunca pek kimse mutfağa girmiyor sanırım....Eeee birde benim gibi sınav telaşı içinde olanlar var onlar zaten ne mutfağa giriyor , ne bişey yapıyor, ne de yiyiyor...(desem; yalan söylemiş olurum)..Çünkü mutfağada giriyorum, yapıyorum da, yiyiyorum da.....Arkadaşlar haftaya yine sınavlar var ve ben hiç bu kadar çalışmamıştım, hedef mezuniyet olunca böyle oluyormuş demek....Sizden ricam lütfen bana dua edinnnnn..........

Sıra geldi tarife; aslında bu arşivden çekip çıkarılmış bir tarif....Epeydir hiç sesi soluğu çıkmayan arkadaşımız Tarçın kokusuna ait bir tarif...İşyerinden arkadaşım Lale Abla bu tarifi denemiş bana da denememi tavsiye etmişti, bende denedim ve bayıldım......Sarma haline getirirken biraz zorlandım o nedenle şekilleri azıcık bozuk oldu, idare edin anacım ..

Tarifi ; her ne kadar kendisini tanımasamda P.D.Ç.S - 23 e beni de davet eden ev sahibi sevgili Derya & deryadanlezzetler arkadaşıma gönderiyorum ve kendisine kolay gelsin diyorum.....


LOKUM & SARMAAA



MALZEMELER:
1 Kilo Süt
3,5 Kahve Fincanı Un
4 Kahve Fincanı Şeker
50 gr. Kakao
1 Paket Krem Şanti
300 gr. Hindistancevizi
1 Su Bardağı Süt (krem şanti için)

SÜSLEMEK İÇİN:
Damla Çikolata

NASIL MI YAPTIM ?
Süt,kakao,un ve şekeri derin bir tencereye alıp, tel karıştırıcı ile karıştırdım. Sonra ocağa alıp muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirdim. Biraz ılındıkdan sonra mikserle çırptım.Büyük boy fırın tepsisini streç ile kapladım.Zemine bol miktarda hindistancevizi serpip, hazırlanan kakaolu muhallebiyi tepsiye döktüm.Krem şantiyi sütle çırpıp muhallebinin üzerine yaydım, bir gece buzdolabında beklettim. Sabah dolapdan alıp 2 cm.eninde 9-10 cm boyunda şeritler kesip ve rulo gibi sardım.Üzerini damla çikolata ile süsleyip servis yapana dek tekrar buzdolabında beklettim....

Afiyet, lokum olsun :)))))

Gerçekden ev yapımı lokuma benziyordu...Bundan böyle bayramlarda ikram için yapacağım tarifler arasında yer aldı......

2 Hazirana kadar bana Allaha ısmarladık........

Sevgiler.......

1 Mayıs 2008 Perşembe

BENİM DAMALI KEKİN SAHİBİ - PDÇS 22



Merhaba,

Aslında içimden hiçbirşey yapmak gelmiyor bahar çarptı diyecem ama bizim buralarda hava daha henüz tam ısınmadı. Bir rehavet çökmüş durumda üzerime, ama sanırım bu sadece benim için geçerli değil, görüyorum ki çoğu arkadaş benim gibi biraz izdivaya çekildi gibi. Eee bu arada Aöf sonuçları açıklandı; durumum vahim sayılmaz, ama sıkı çalışmam gerekiyor çünkü yıl sonu sınavları aşırı zor oluyor.Hedefimde yıl sonunda 2 dersi vermek olduğu için, ders çalışmaya başladım. Sanırım o nedenle de blogla ilgili birşeyler yapmak gelmiyor içimden...
Neyse geçelim tarife, bugünki tarifim sevgili Fatoşa ait. Bu haftaki P.D.Ç.S.- 22 ye de Fatoşcum ev sahibeliği yapıyor. Bende kendisine ait bir tarifle katılmak istedim... Fatoşcum kadar güzel yapamasam da bende yaptım bişeyler işte... Ben onun kadar marifetli değilim valla, bazı arkadaşlar var sayfalarına baktığımda yutkuna yutkuna boğazımda tükürük bırakmayan, Fatoşda onlardan biri... Etkinlik daveti için kendisine teşekkür ediyorum ve kendisine ait bir tarifle etkinliğe katılıyorum....
Buyrun tarife;

DAMALI KEK



Malzemeler
3 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı süt
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
2 çorba kaşıgı kakao
1 paket dr. oetker çikolata sosu
1 kase kayısı marmelatı (veya istediginiz başka marmelat,ben şeftali kullandım)

Nasıl mı Yaptım?

Yumurta ile şeker krema kıvamına gelene dek çırptım. Ardından sıvıyağı, sütü ekledim tekrar çırptım. Kabartma tozu ile unu eleyip tahta kaşıkla karıştırdım. Unu normal klasik kek hamurunun kıvamında olacak şekilde koydum. Çok sulu olmayacak, çok sert olmayacak.Yarısını ayırıp diger yarısına da kakao eleyip karıştırdım. Borcam dikdörtgen büyük tepsiye yağlı kağıt koyup arasını dikleştirecez. Bir tarafına beyaz harcı bir tarafına kakaolu harcı döküp 180 derecede pişirdim. Kek pişip biraz soğuyunca 3'e böldüm. Alt tarafına iki beyaz kekten koyup yanına bol bol marmelat sürüp kakaolu keki yapıştırdım. (Bol sürün ki kek yendiğinde kuru olmasın, ben çok sürmemiştim biraz kuru olmuştu) Kakaolu kekin yanlarına da marmelat sürüp , beyaz keki yapıştırdım. Onun üstüne de iki kakao bir beyaz koyup marmelatla yapıştırdım.Altına da marmelat koydum ki üstteki kekler de yapışsın.Keki bu şekilde pasta haline getirip kenara alıyoruz. Sonra bunun üstüne de dr. oetker çikolata sosunu üstündeki tariften yarım bardak eksik sütle pişirdim ki biraz daha katı olup üzerinden akmasın...(Fatoş öyle yazmıştı…) Pişen çikolatalı sosu az bekletip pastanın üzerine gezdirdim kenarlarını falan sosla kapladım, kenarlarını hindistan cevizi ile üstünüde minik şekerlerle süsledim….

Tarifin aslını görmek isteyenler ve Fatoşun bu tarifle ilgili verdiği püf noklatalarına bakmak isteyenler buraya tıklasınlar .

22 Nisan 2008 Salı

DÜĞÜM DÜĞÜM POĞAÇALAR - PDÇS 21


Merhaba,

Öncelikle evlilik yıldönümü için yorum gönderen bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ederim....Bir çok kez burda yazdım ama gerçekden blog alemindeki arkadaşlıklar çok güzel, belki de bloglarımıza giripde yorumlarımızı okuyan okurlar için çok samimi yorumlarımız komik geliyor olabilir fakat bloga yazılan yazılar da yorumlar da gerçekden samimiyetle yazılan düşünceler bence..
Dün akşam iş çıkışı dolmuşla eve giderken telefonum çaldı; karşımdaki kişinin sesini ilk defa duyuyordum, sevgili Tuğbaydı arayan ; geçen hafta kendisi bloguna bir hafta ara verince merak edip tlf nomu bırakmıştım yorum kısmına o da beni aramış sağolsun...En azından şimdilik yüzünü görmek nasip olmasa da sesini duyabildim sevgili Tuğba nın...Kendisinin blog sayfasını ziyaret edenler bilirler ne kadar hamarat ve içten bir bacımız olduğunu....Telefondaki sesden içtenliğini bir kez daha anlamış oldum....Burda kurulan dostluklar arkadaşlar bana bazen çok tuhaf geliyor ama böyle arkadaşlıklar bende edinmedim değil... Sevgili Hatice, Cemile, Tuğba, Gönül Abla, İnci Abla, Nuray Abla , Nurcan burda edindiğim en samimi arkadaşlıklarım....İsmini sayamadıklarım var tabiki....Onlar kusura bakmasınlar emi :)))

Daldan dala atlıyor olabilirim lütfen kusura bakmayın; blog yazılarımda birkaç kez sağlık problemlerinden bahsedince bir çok arkadaşım yorumla nasıl olduğumu sormuşlardı..Nihayet bugün dr.gidebildim, çok şükür burun kanamalarım tansiyondan falan kaynaklı değilmiş, burnumda çatlak vardı çatlağı yaktılar, cilt tedavim için kullandığım ilaçdan dolayı burunda tahrişler olmuş..Baş ağrısı içinde sinüzit filmi çekildi ve nihayet başağrımın da sinüzitle alakalı olduğu anlaşıldı... Yani çok şükür şimdilik iyi sayılırım...Soran tüm arkadaşlara çok teşekkür ediyorum....
Sıra geldi tarife daha önce aynı hamurdan parmakli poğaçalarımı yapmıştım, bu kezde sevgili Nurcan da gördüğüm (tarifide Nurcan dan almıştım) düğüm şekliyle denedim...Gerçekden çok güzel oldu denemenizi tavsiye ediyorum...
P.D.Ç.S.- 21 E ev sahibeliği yapan sevgili Nigar & http://www.ngr.blogcu.com/ arkadaşım benide etkinliğe davet etmiş kendisine teşekkür ediyorum tarifi ona gönderiyorum...


DÜĞÜM DÜĞÜM POĞAÇALAR


Malzemeler:

1 sb. ılık süt
1 sb.sıvı yağ
1 şişe maden suyu (Nurcan' ın tarifi 1 sb bard. ama ben yanlış okumuşum şişenin hepsini koydum)
2 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 paket yaşmaya (ben pakmaya kullandım paketin üzerinde 42 gr yazıyordu)
2 yumurta (hamurun içinde yok, sarısı üzerine sürülecek ama ben bir dahaki sefere beyazları hamurun içine katıcam, ziyan olmasın diye)
Aldığı kadar un

İç malzemesi;

200 gr kadar ezilmiş beyaz peynir
1/2 çay kaşığı kırmızı pul biber
üzeri için susam

Yapılışı:

Hamur yoğurma kabına un hariç bütün malzemelerikoyup kaşıkla karıştırdım. Ununuda ilave edip, fazla sert olmayan bir hamur yaptım, mayalanmaya bıraktım. Sanırım mayalanması için bir saat yeterli benimki biraz fazla oldu. Mayalanan hamurdan limon büyüklüğünde parçalar koparıp tezgahın üzerinde elimle az açtım (çay tabağından büyük). Açtığım hamurları 10-15 cm boyunda şeritler yaptım ve düğüm attım , düğümlerin tam ortasına peynirli harçdan koyup, fırın kağıdı serili tepsiye dizdim. Bütün hamuru bu şekilde yapana dek poğaçalar tepside iyice mayalanıyor. Poğaçaların üzerine yumurta sarısı sürüp susam serpip 200 C de ısınmış fırına verdim. Yaklaşık 30-40 dk sonra resimde gördüğünüz hale geldiler.

Afiyet olsun!!!!!


Ayrıca yarın 23 Nisan ; o nedenle tüm çocukların ve kendi çocuğumun Çocuk Bayramını ve tüm ulusumuzun Ulusal Egemenlik Bayramını kutluyorum ..........

17 Nisan 2008 Perşembe

YILDÖNÜMÜ :)))




Merhaba,

Bugün tarif marif yok...Sadece benim için güzel olan birşeyi paylaşmak istedim, bugün evliliğimizde 4.yıla noktayı koyuyoruz. Allahdan temennim evliliğimizi ; çocuğumuzla birlikte mutlu huzurlu ve sağlıklı bir şekilde bir ömür boyu devam ettiririz İNŞALLAH .........

Hoşcakalın.......

11 Nisan 2008 Cuma

BİR KEK YAPTIM AMA NE KEK ..................




Merhaba,

Yine koca bir haftayı geride bıraktık, zaman su gibi akıp gidiyor ama farkında değiliz sanırım. Bence yapmamız gereken hayatımızı güzel ve imanlı bir şekilde yaşamaya çalışmak..Yoksa birde bakacaz yaş 70 iş bitmiş zamanı gelmiş...Şimdi ben bunları ben niye mi yazıyorum; sanırım kaç haftadır yaşadığım sağlık problemleri beni doldurdu biraz...Yaşamın ve sağlığın kıymetini daha iyi anladım.. Allah hepimize hayırlı güzel ömür versin inşallah...
Bugun ki tarifi sevgili Ebru nun sayfasından almıştım, ben Ebrunun daha önce başka tariflerini denedim hepsinden memnun kaldım. Yalnız bu tarifin orjinalinde bazı değişiklikler yaptım, çok güzel oldu..Öyle ki koca bir kekden ben anca iki dilim, oğlum ve annem de birer dilim yiyebildiler, gerisini eşim bitirdi..Herkesden tam not aldı...
Tarifi PDÇS-20 ye ev sahibeliği yapan Canana & mucizembenibul a gönderiyorum ve kendisinin mucizesine en kısa zamanda kavuşmasını diliyorum...


PORTAKALLI, ÇİKOLATA SOSLU KEK



Malzemeler:
2 yumurta
1 paket sıvı krema (200 ml)
1 bardak şeker
1/2 bardak sıvıyağ
1/2 bardak portakal suyu (sütde olur)
1 küçük portakal kabuğu rendesi
1 çorba kaşığı hindistan cevizi,
1 çay kaşığı tarçın
1 çay kaşığının ucuyla karbonat
1 kabartma tozu
2 bardağa yakın un (yavaş yavaş aldığı kadar koyun)
Üzeri için;
1 paket dr.oetker çikolatalı sos,
2.5 su bardağı süt

Nasıl mı Yaptım ?
Çırpma kabının içinde yumurtalarla şekeri çırptım. Daha sonra portakal suyunu, sıvı kremayı,yağı, portakal kabuğu rendesini, hindistan cevizini, tarçını,karbonatı, kabartma tozunu teker teker ekleyip mikserle çırptım. İyice yağlayıp unladığım küçük tepsiye (yuvarlak borcam büyüklüğünde bir tepsi iyi olur) döküp 175 derecede 45 dk falan pişirdim. Kek pişerken çikolatalı sosu üzerindeki tarife göre hazırlayıp soğumaya bıraktım, ara ara sosu karıştırdım ki üzeri kabuk tutmasın. Kek pişince İlk 5 dk fırının kapağını açmadım, fırından alır almaz keki servis tabağına çıkarıp az soğumasını bekledim. Soğuyan kekin üzerine çikolatalı sosu döküp iyice yaydım, üzerini renkli pasta şekeri ile süsledim.
Ben bu kekde ilk kez sıvı kremayı hamur malzemesinde denedim, sonuç mükemmel oldu.Yalnız bildiğimiz kek hamuru gibi pek akışkan olmadı o nedenle birşey eklemeye gerek yok, o haliyle çok güzel oluyor ama ben fazla yağlı kek sevmem derseniz yağ oranını biraz azaltın....

Afiyet Olsun.

Mutlu bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle, hoşcakalın.......

4 Nisan 2008 Cuma

TRİPLEX KÖFTE :))))



Merhaba,

Bu hafta iyi gidiyorum maşallah, o kadar yorgunluk üstüne 1 haftada 2 kez bloguma bişeyler ekleyebildim ya hayret bana yani :))) Evet canlar yarın sınavlarım var (aöf) , son iki yazımda da bahsettiğim gibi iş yoğunluğum olduğu için sınavlara hiç hazırlanamadım, artık Hazirandaki sınavlarda kendimi parçalayıp sınava hazırlanacağım, çünkü bu şart oldu. Ama yinede siz bana yarın için dua edinde lütfen şı sınavlardan 40 ın altında almayayım inşallah.....
Sağlık problemim için geçmiş olsun dileklerinde bulunan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, dr.gidemedim ama şimdi daha iyiyim. Burun kanaması falan artık yok , baş dönmesi ve halsizlik, yorgunluk şikayetlerinden var. Ama akne tedavim için kullanmış olduğum ilaçdan kaynaklı sanırım. Kullandığım ilaç ilaçların en ağırlarından biri, o nedenle prospektüsünde o kadar fazla yan etkisi yazılmış ki ben şuan ki halime şükrediyorum. Tedavim 2 ay daha sürecek, çok şükür hemen hemen aknelerden kurtuldum sayılır sadece lekeler kaldı onlarda geçecek ümidiyle ilacıma devam ediyorum. Bunun içinde dualarınızdan beni eksik etmeyin lütfen :)))

Bazen yazılarımı okuduğumda saçmaladığımı, şimdi bu yazdıklarımın milleti ne ilgilendirdiğini düşünüyorum, ama inanın içimden ne geliyorsa yazıyorum. Sanki karşımda o an birileri varmışda karşılıklı yazışıyormuşum gibi geliyor bana. O nedenle sizi yazılarımla sıkıyorsam lütfen kusura bakmayın emi cancağızlar :)))

Son zamanlarda hep pasta, kurabiye, salata tarzı tarifler eklediğimi farkettim. Eee bunun nedeni birazda şu ; akşamları iş çıkışı genelde annemlere gidiyorum yiyiyor içiyor, oğluşumuzu alıp eve geçiyoruz. Bu nedenle benim mutfakta pek tencere kaynamıyor gibi bişey oldu. Tencere kaynadığında da ne mi oluyor ; bilmiyorum sizde de oluyor mu ama ben yemek pişirdikden sonra kokusu falan beni alıyor, birde ben yoruluyorum yemek yaparken. Bekarkende mutfağı hiç sevmezdim aslında. Hatta mutfağı temizlemeyi bile sevmezdim, hafta sonları annemle temizlik yaptığımızda bütün her yeri süpürüp silerdim, mutfağa gelince iş; süpürgeyi kapının önüne koyuverirdim, al anne burası senin derdim. Tabii şimdi kendi evimde böyle bir şansım yok temizlikde yemekde bana ait :((( Şimdi iş çıkışı yemek yaptıkdan sonra yoruluyorum ya hemen sofraya oturuyoruz, yemeklerin fotosunu çekmek aklıma bile gelmiyor o an. Benim düşündüğüm şimdi bu sofrayı kim toplayacak, makinaya kim yerleştirecek, mutfağı kim derleyip toplayacak, çayı kim koyupda oturma odasına götürecek :))) Şimdi siz yazdıklarımdan tembel seni diyeceksiniz, belkide öyleyim ama mutfakla ilgili tembelim sanırım :))) Bu kadar yeter diyenleriniz var gibi geldi tamam hemen tarife geçiyorum ;

TRİPLEX KÖFTE (Tamamen benim uydurduğum ad)



Malzemeler;

400 gr kıyma
1 baş kuru soğan
1 yumurta
1.5 çay bardağı kurutulmuş bayat ekmek
pul biber, kara biber, tuz
5-6 orta boy patates
2 domates
4-5 çarliston biber
2 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yemek kaşığı biber salçası
1 su bardağı kaynar su
Köfte sayısında kürdan


Nasıl mı Yaptım ?

Patatesleri soyup, yuvarlak yuvarlak dilimledim. Domatesleri orta büyüklükte küpler halinde doğradım. Biberleride dikdörtgen şeritle halinde doğrayıp kenara aldım. Sebzeleri tuzla harmanladım. Daha sonra soğanı rondodan geçirip içine yumurta, kıyma ve kurutulmuş ekmekleri ilave ettim.Baharatlarını ve tuzunu da ilave edip rondodan geçirdim. Patatesleri az sıvı yağla harmanladım. Patatesleri yuvarlak borcama (büyük olanı) dizdim. Kıymadan parçalar koparıp elimle yassılaştırdım patates dilimlerinin üzerine köfteleri yerleştirdim, köftelerin üzerlerine birer domates ve biber koyup kürdan sabitledim. Biber salçasını kaynar su ile açıp, köftelerin üzerine sosu gezdirdim. Önceden ısıtılmış fırında 200 C de 40-45 dk pişirdim.Yemeğin adına gelince malzemeler böyle üst üste olunca bende adını böyle uydurdum.
Sonramı tabakda gördüğünüz dört taneyi zor ayırdım fotoğraf çekebilmek için. Eşimde oğlumda bende bayıla bayıla yedik Triplex köfteyi :))))
Herkese güzel bir hafta sonu diliyorum........

31 Mart 2008 Pazartesi

DİYETLİKLERİM :)))





Merhabalar,
Bu kez yeni tarif için bir hafta bekleyemedim çünkü, diyet etkinliğine tarif göndermem gerekiyordu. O nedenle bugün o kadar iş arasında kolları sıvadım ve sevgili Dilek için arşivimdeki bu iki tarifi gün ışığına çıkardım. Gerçi eminim hemen hepiniz biliyorsunuzdur ama her ikiside salata tarzı olduğundan etkinliğe yakışır diye düşündüğüm için tariflerimi vermek istedim. Tarifleri etkinliğini düzenleyen Dilek, Aynur, Ayşe, Yaren arkadaşlar için gönderiyorum…Umarım beğenirler :)))

BOL YEŞİLLİKLİ TAVUK SALATASI

Malzemeler;

1 adet orta büyüklükte tavuk göğsü
20-25 adet marul yaprağı
1 küçük bağ maydanoz
1 su bardağı dolusunca kornişon turşu
1 çay bardağı mısır
1 çay bardağı kadar çekirdeği çıkarılmış yeşil ve siyah zeytin (isteğe bağlı)
yarım limon suyu
1-2 yemek kaşığı zeytin yağı
tuz

Yapılışı;

Tavuk göğsünü haşlayıp soğutuyoruz ve elimizle küçük küçük parçalıyoruz.Derin bir kabın içine marullarımızı ince ince kıyıyoruz, daha sonra maydanozlarıda ince ince kıyıp marul ve maydanozu karıştırıyoruz. Kornişonları minik minik doğruyoruz, mısırları, zeytinleri ve yağını da ilave edip, kabın içerisinde iyice karıştırıyoruz. Servis zamanı tuzunu ve limonunuda ilave edip (tuz ve limon önceden katıldımı yeşillikleri öldürüyor) öylece bir karıştırıp servis ediyoruz.


ADINI SEN KOY SALATASI :)))


Malzemeler;
2 adet salatalık
2 adet domates
3 adet havuç
1 baş kuru soğan
1 yemek kaşığı zeytin yağı
50 gr kadar beyaz peynir
tuz

Yapılışı;

Salatalıkları alacalı soyalım ve minik küpler halinde doğrayalım, domatesleride aynı şekilde doğrayalım. Havuçlarımızı da soyup, rendenin iri tarafıyla rendeleyelim. Soğanlarımızı da dilediğimiz şekilde doğrayalım, peyniride küp küp doğrayıp bütün malzemeyi salata kasemize alalım, zeytin yağımızı ve tuzu ekleyip karıştıralım ve servis yapalım…


Afiyet olsun……
HOŞÇAKALIN !!!!!

27 Mart 2008 Perşembe

BUYRUN SOFRAYA :)))





Merhaba,
Artık haftada bir yazı yazmak bende gelenek oldu. Ama inanın bu aralar hiç fırsatım olmuyor. İş yerinde ya öğlen tatillerinde ya da akşam çıkmadan 15 dk.önce bloglarıma bakabiliyorum. İş yerindeki bu yoğunluğun üstüne birde sağlık problemleri yaşıyorum.Birkaç gündür anormal baş dönmesi ve burun kanaması oluyor bende, işlerim o kadar yoğun ki dr.gitmeye fırsatım bile olmadı. Artık bu akşam bir dr.a gidip biran önce bu baş dönmesi ve burun kanamasının sebeplerini öğrenmemiz lazım. Tabi bunun yanında oğlumda hasta, şu salgın nezleye yakalanmış yavrum, felaket öksürüyor. Gündüzleri annem akşamlarıda ben nerdeyse günde dört kez bal, limon, tarçın, ılık su karışımı veriyoruz ayrıca ilaçlarıda içiriyoruz ama hala düzelemedi zuzum. Allah hasta olan herkese acil şifalar versin. Bu arada oğlumun wc eğitiminin gündüz kısmını şimdilik tamamladık, kaldı gecesi bakalım artık onu ne zaman halledeceğiz. Yalnız benim küçük çocuklu annelere bir tavsiyem var, sakın bu tarz eğitimler için acele etmeyin, ben çok araştırdım en ideali 2 yaş ile 3 yaşa arası imiş benim oğlumda 3 yaşında öğrendi. Biraz geç oldu ama güç olmadı. Bütün annelere Allah kolaylık versin....
Evet gelelim soframıza Mart 15 de eski işyerimden arkadaşlarımla (Halkbank) günüm vardı. Günümüzün ev sahibide benim hem Halkbankdan hem şimdiki işyerimden arkadaşım Lale Abla. Kendisi resimlerden de anlaşılacağı gibi çok hamaratdır. Benim çalışan bir eş ve anne olarak örnek aldığım çok sevdiğim bir arkadaşımdır. Blog aleminde bizim kanalda kendisine ait bir blogu yok ama hemen hemen herkesin blogunu birkez de olsa dolaşmıştır. Aldığı tarifleri üşenmeden dener. Altdaki salatada bir arkadaşın blogundan aldığı bir tarifle ortaya çıkmış. Sofradaki herşey birbirinden güzeldi ama ben iki tarifini vereceğim.

Ama öncelikle sofradakileri saymam lazım dimi ama :

Kısır (sağolsun benim için özel acısız da yapmışdı)
Mevsim salatası
Mor lahana salatası
Zeytinyağlı sarma
(Lahana ve ÜzümYaprağından)
Tost ekmeği salatası
Tavuk sarma
Pastane kurabiyesi
Açma çörek
Patatesli kol böreği
İki renkli kurabiye
Profiterol
Pratik yaş pasta




TOST EKMEĞİ SALATASI





Tarif ufukmutfakda sitesinden alınmıştır. O nedenle bende ordan alıp aynen yazdım...Ufuk arkadaşımıza da böyle güzel bir lezzeti bizimle paylaştığı için teşekkür ediyorum.

Malzemeler ;

1 paket tost ekmeği, 1 adet ufakça haşlanmış tavuk göğsü, 200 gr kadar süzme yoğurt, 200 gr kadar mayonez, 2 diş sarmısak, 1 su bardağı süt.( her tost ekmeği diliminin üstüne bir çorba kaşığı dökmek için ), 1 adet haşlanmış yumurta, 1 yemek kaşığı kuru nane, 1 yemek kaşığı pul biber, tuz, yeterince dereotu ( süslemek için )

Yapılışı;

* Önce tavuk göğsünü tuzla beraber haşlayın. Haşlandıktan sonra sarmısakla beraber rondoya atarak iyice parçalayın.

* Süzme yoğut ve mayonezi bir kapta iyice karıştırın, karıştırdığınız malzemeyi ikiye ayırın.

* Yoğurtlu karışımın ayırdığınız bir parçasına, tavuklu malzemeti ekleyerek, bunuda iyice karıştırın.

* Tost ekmeğinden bir tane alarak, bir kaşık sütle ıslatın, üstüne tavuklu karışımdan güzelce sürün, iç malzemeyi hafif kalın bırakabilirsiniz.

* İkinci tost ekmeğini yine sütle ıslatarak , az önce üstüne iç harcı sürdüğünüz dilimin üzerine yerleştirin ve onun üzerine de iç harcından döşeyin.

* Tüm tost ekmeği dilimleri bitinceye kadar bu işlemi devam ettirin. Ekmekler aralarında harçlarla beraber bir kule gibi üst üste konacak. Sonra kulenin en altından ve en üstünden dikkatlice tutarak , kullanacağınız servis tabağına yatay baton oluşturacak şekilde yatırın.

* Ayırdığınız yoğur-mayonez karışımından çok az bir miktar ayırarak kalan kısmı, pasta kaplar gibi ekmeklerin üstünü kaplayın. ve üstüne aleminyum folyoyu çok gevşekçe kapatarak buzdolabına koyun ve bir gece bekletin.

* Servis yapacağınız zaman salatayı dolaptan çıkarın, az miktarda ayırdığınız yoğurtlu, mayonezli karışımla, folyonun bozduğu üst kaplamasını düzeltin.

* Bir adet yumurtayı haşlayın, sarısı ve beyazı ile birlikte rendenin küçük tarafı ile rendeleyin. Resimde görüldüğpü gibi verev verev salatanın üstüne dökün, aynı şekilde nane ve pul biberi de dökün.

* Dereotunu yıkadıktan sonra, iri dallarından ayırın ve pasta salatamızın etrafına düzgünce yerleştirin. Salatamız bir bahçeye benzesin.


PRATİK YAŞ PASTA






(üstdeki resimler neden büyük bu neden küçük diye düşünürseniz; üstdekileri fotoğraf makinası ile çektim, makinanımın şarzı bitince tatlıları cep telefonumla çektim.O yüzden pastanın resmi böyle küçük oldu)

Kek malzemesi;
4 yumurta
1 su bardagı şeker
1 su bardagı un
1pk kab tozu,1 pk vanilya,1 pk kakao
Yarım çay bardağı ılık su
Kreması;
2 poşet kremsanti ,
1 kutu krema(200 ml),
200ml kakaolu süt
süslemek için damla çikolata ,
kıyılmış bitter çikolata
Yapılışı;
*İlk önce kremsantiyi hazırlayın ,içine kremayı da boşaltıp 2-3 dakika çırpın. Buzdolabına koyun.
*Kek yapımı için yumurtanın sarılarını ve beyazını ayıralım. Bir kapta beyazları köpürtelim,sekeri ve vanilyayı ekleyip,iyice karıştıralım. Daha sonra sarıları da ekleyip çırpalım,unu ve kabartma tozunu eleyerek ekleyip,kariştıralım. En son yarım cay bardagı ılık su ekleyip 2 dk karıştıralım.
*Yaglanmış kelepçeli kalıba döküp pişirelim.
*Soguyunca ikiye keselim. Hazırladıgımız kremanın birazını içine sürelim.Diğer parcayı kapatıp,kalan kremayı etrafına sürelim.
*İstediğiniz şekilde süsleyip servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun.....


Eeee artık bugünlük yeter sanırım ben kaçıyorum, sanırım bir hafta sonra anca yazarım :))))

Hoşçakalın.....


21 Mart 2008 Cuma

SOSYETE MANTISI / PDÇS-19




Herkese merhaba,

Bu hafta benim için çok yoğun geçiyor, iş yerinde yenir bir sistem üzerinde çalışıyoruz, o nedenle bugünde uzun bir yazı yazmak nasip olmayacak sanırım...Direkt tarife geçeceyim.

P.D.Ç.S - 19 ev sahibesi Yeliz & yemekgüncesi arkadaşım benide etkinliğe davet etmiş, kendisine teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyorum ve tarifimi ona gönderiyorum.



SOSYETE MANTISI




MALZEMELER;


3 adet hazır yufka
400 gr kıyma
Yarım su bardağı sıvı yağ (mısırözü kullanıyorum ben)
pul biber, karabiber, tuz

Sosu için;

1 yemek kaşığı biber salçası
1 tatlı kaşığı domates salçası
2 yemek kaşığı tereyağı
1.5 su bardağı kaynar su
1 kase yoğurt


NASIL MI YAPTIM?

Öncelikle kıymayı tuz ve baharatlarını katarak kavurdum. Daha sonra yufkalarımı tezgahın üzerine sarıp, 4 adet üçgen parça olacak şekilde kestim. Yumurta fırçası yardımıyla parçaların üzerine bolca sıvı yağ sürdüm. Kestiğim parçaların geniş kenarına kavrulmuş kıymadan yaklaşık 2 yemek kaşığı kadar koyup rulo yaptım ve gül şeklinde sardım ve fırın kağıdı serili tepsiye dizdim. Üzerlerine yine fırça yardımıyla ılık su serpiştirdim (kuru olmasın diye). 180 c li fırına verip üzerleri kızarana dek pişirdim.Mantılar fırındayken sosumu hazırladım; sos tavasının içine 2 yemek kaşığı kadar tereyağını koyup üzerine salçaları ilave ettim ve suyuda ilave ettikden sonra 1-2 dk fokurdayınca ocağın altını kapattım (dilerseniz sosun içine pul biber atabilirsiniz). mantılar fırından çıkınca üzerine sos gezdirip , yanında da yoğurtla afiyetle yedik....

Afiyet olsun.......

Ben bu sosyete mantısını çok yapıyorum, çalışan bayanlar için ideal bir tarif bence, çünkü hazırlanması fazla zaman almıyor ve çok bulaşık çıkmıyor :)))) Ayrıca hem yemek olarak yapılabilir hemde çayın yanına da olabilecek bir lezzet....


Hoşcakalın....

Herkese güzel bir hafta sonu diliyorum......

19 Mart 2008 Çarşamba

KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN


12 Mart 2008 Çarşamba

HAVUÇLU MUFFİNLER ( KAĞITLI PASTA )



Merhaba,
Aslında hemen hemen bütün arkadaşlar ve ben azda olsa diyetdeyken ne ekliyim diye çok düşündüm ama baktım arşivde bekleyen kağıtlı pastalarım duruyor bunda karar kıldım. Aslında zaten bu hafta evimde olmadığım için yeni bişeyler deneyip yapamıyorum, eşim yine iş seyahatinde ve ben yine oğlumla birlikte anneme taşındım. Oğlum artık 7-8 yaşına gelene kadar eğer burdan başka bir şehre gitmez isem biz hep böyle taşınıp taşınıp eve dönücez heralde. Bu günler de biraz bunalım takılıyorum anlayacağınız, hem evimde değilim, hem annemle birlikte oğluma tuvalet eğitimi vermeye çalışıyoruz (çok inatçı bir oğlum olduğu için tuvalet eğitimi için biraz geç kaldık ama canı sağolsun) , bir yandanda Nisanın ilk haftasındaki sınavlarıma çalışabilmek için konsantre olmaya çalışıyorum. İnanın şu Aöf den o kadar sıkıldım ki, dün yemin ettim bu okulu bitirince 3 gün oruç tutucam diye. Bu yıl bitirmeyi kendime şart edindim ama diyeceksiniz çok çalışıyormuyum; ne yazık ki.....Neyse cancağızlar bana lütfen dua edin de şu işi kökden çözeyim....
Evet gelelim tarife; oğlum kağıtlı pastayı çok seviyor o nedenle bir ara çok sık yapıyordum, benim kendi klasik tarifim var ama ben geçenlerde daha değişik bir muffin tarifi aradım ve sevgili Burcu & pastacı nın sayfasında bu tarifi buldum ve ertesi akşam hemen denedim. Biz çok beğendik ama benimkilerin altı biraz az kızartmıştı, bir dahaki sefere pişirme süresini uzun tutacağım.

P.D.Ç.S.- 18 e ev sahipliği yapan sevgili Ayşegül & kadınınmutfağı arkadaşım benide etkinliğe davet etmiş, kendisine nazik daveti için teşekkür ediyor, tarifimi ona gönderiyorum...


HAVUÇLU MUFFİNLER (ESKİ ADIYLA KAĞITLI MİNİK PASTALAR)


Malzemeler ;

4 adet yumurta
7 kahve fincanı tozşeker
4 kahve fincanı zeytinyağı
4 kahve fincanı yoğurt
9 kahve fincanı un
1 paket kabartma tozu
3 orta boy rendelenmiş havuç
1 çay bardağı dövülmüş ceviz
1 çay kaşığı zencefil tozu
1 çay kaşığı tarçın

Nasıl mı Yaptım ?

Şekeri ve yumurtayı derin bir kapta mikser ile iyice çırpalım, karışım beyazlaşınca içerisine yoğurt ve sıvı yağı ekleyelim. 2-3 dakika çırpıp unu ve kabartma tozununu ekleyelim. Tekrar mikser ile karışım yumuşayıncaya kadar çırpalım. Toz zencefil,tarçın ve havuçlarımızı ekleyip mikser ile düşük devirde çırpmaya devam edelim. En son cevizlerimizi ekleyip tahta kaşıkla biraz karıştıralım.Hamurdan küçük bir yemek kaşığı ile alıp, kağıtlarımızın içine koyalım (benim 12 li veya 24 muffin kalıbım olmadığı için ben böyle yaptım). Fırın kağıdı serili tepsiye kağıt pastalarımızı dizelim. Fırınımızı 175 dereceye getirip kağıtlı pastalarımızı pişirmeye başlayalım. Yaklaşık 45-50 dakika üzerileri kabarıp kızarana kadar pişirelim. (Bu ölçüden iki tepsi kağıtlı pasta çıktı bilginiz olsun)Minik pastalarımız pişince en az 1 saat soğumalarını bekleyelim ve ağzı kapalı bir kapta muhafaza edelim (böyle yapınca tüketinceye kadar yumuşak kalıyor).

Sevgili Burcu muffinlerin üzerini krema ile süslemişti. Ben öyle yapmadım, çünkü oğlum böyle sadesini seviyor.Burcu nun tarifini görmek için buraya tıklayın .

Herkese afiyet olsun....

Hoşcakalın.......


4 Mart 2008 Salı

P.D.Ç.S.17 - MISIR GEVREKLİ PASTA




Merhaba,

Bugün öyle uzun uzadıya bir yazı yazmak için vaktim yok, o nedenle hemen tarifime geçeceyim, tamamen kendimin icat ettiğim bir pasta oldu. Lezzeti soracak olursanız Valla deneyin, eminim çok beğeneceksiniz hem de aniden haber veripde gelecek misafirler için ideal pratik bir tarif diyebilirim.

P.D.Ç.S - 17. ye ev sahibeliği yapan sevgili Belgin Abla' ma & sefertasi.blogcu nazik daveti için teşekkür ediyor tarifimi ona gönderiyorum.


MISIR GEVREKLİ PASTA




Malzemeler :

1 paket kakaolu creme-ole
1 poşet krem şanti
3 su bardağı süt
1 su bardağı kakaolu mısır gevreği (top top olanlardan)
1/2 sb.bardağı dövülmüş ceviz
10-15 adet sade petibör bisküvi
1 paket (80 gr) bitter çikolata

Nasıl mı Yaptım ?

Krem şantiyi bir su bardağı sütle derin bir kapta çırptım. Crem oleyide 2 su bardağı ayrı bir kapda çırpıp, krem şantiyle karıştırdım. Sonra içine bisküvileri çok ufatmadan kırdım, mısır gevreklerini ve cevizi katıp hepsini birlikte karıştırdım. Tepsiye alüminyum folyo serip karışımı üzerine döküm folyoyu üzerine kapatıp, buzdolabına koydum. Buzdolabında 3-4 saat bekledikden sonra çıkarıp servis yapmadan önce bitter çikolatayı benmari usulü eritip pastamın üzerine yumurta fırçası yardımı ile sürdüm, üzerine ceviz serpip servis yaptım.Üzerinin süslemesi tamamen zevke kalmış.Sizde bizim gibi akşam çayını boş içemeyenlerdenseniz deneyin derim.....

Afiyet olsun......


Hoşçakalın!!!!!!

29 Şubat 2008 Cuma

PARMAKLI POĞAÇALAR




Merhaba

Ömrümüzden bir hafta daha çabucak aktı gitti. Ay sonu işleri ile işyerinde bayağı yoğunuz, evde de bahara girerken ufak tefek işler birikmiş durumda.. Eee ara sırada eşimin iş seyahatleri nedeniyle anneme taşındığımız için evdeki işler birikip dağ oluyor, sonra gel gelebilirsen üstünden. Üstesinden gelmek için girişince de kollarım, bacaklarım ve ayaklarım S.O.S veriyor. Çalışan bir anne, eş, evlat olmak çok zormuş. İnsan bazen bekarlığını özlüyor sonra aklına evladı gelince herşeyin anlamsız olduğunu hep onun için yaşadığını düşünüp gülüyor dimi :)))
Dün akşam iş çıkışı eve gittim aslında aklımdan evde iş yapmak geçmiyordu ama babamızla konuştuk oğlum annannede uyuduğu için eve geç geleceklerdi. Bende fırsat bu diyip biraz temizlik işi falan yaptım, tabi bu arada akşam yemeği hazırladım. Ardından oğlum sever diye bu poğaçalar için hamur tuttum, arkasından birde kurabiye hamuru yaptım. Artık kim tutar beni :))) Eeee zaten bayanlar mutfağa girdimi çıkmak bilmez...Önce kurabiyeleri yaptım hamuru falan çok güzeldi ama aksilik ya kurabiyeleri fırına verdikden 15-20 dk sonra elektrikler gitti ve 1 saatden fazla gelmedi. Bu arada benim poğaçaların hamuru haddinden fazla mayalanarak rekor kırdı...Neyseki kurabiyeler kötü olmadı içi pişmişti ilerleyen günlerde onlarıda koyarım bloga inşallah. Poğaçaları bitirdiğimde saat 22.30 a geliyordu ve ben hala yemek yememiş bir vaziyetde onların başını bekledim. Sonunda tabağa yemeğimi koyup tv karşısına geçip perşembe akşamları izlediğim "Annem" dizisini izledim. Eeee bu akşamki senfoniyi bitirdik tarife geçelim dimi ama...

Tarif canım arkadaşım Nurcan & yenitadlar a ait. Valla ona hayranım, çok hamarat biri besbelli, hergün sitesinde yeni bir tarif ben onun hızına imkansız yetişemem. Canım bu güzel tarif için sana çok teşekkür ederim benim gibi tuzlu ve mayalı hamur yapmayı pek bilmeyenler için ideal mükemmel bir poğaça tarifi oldu.
Ayrıca P.D.Ç.S.-16 ya bu hafta ev sahibeliği yapan Sevgili Aynur & papatya68 arkadaşım banada davet göndermiş, nazik daveti için teşekkür ediyorum poğaçalarımı ona gönderiyorum...


PARMAKLI POĞAÇALAR




Malzemeler:

1 sb. ılık süt
1 sb.sıvı yağ
1 şişe maden suyu (Nurcan' ın tarifi 1 sb bard. ama ben yanlış okumuşum şişenin hepsini koydum)
2 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 paket yaşmaya (ben pakmaya kullandım paketin üzerinde 42 gr yazıyordu)
2 yumurta (hamurun içinde yok, sarısı üzerine sürülecek ama ben bir dahaki sefere beyazları hamurun içine katıcam, ziyan olmasın diye)
Aldığı kadar un

İç malzemesi;

200 gr kadar ezilmiş beyaz peynir
1/2 çay kaşığı kırmızı pul biber
üzeri için susam

Yapılışı:

Hamur yoğurma kabına un hariç bütün malzemelerikoyup kaşıkla karıştırdım. Ununuda ilave edip, fazla sert olmayan bir hamur yaptım, mayalanmaya bıraktım. Sanırım mayalanması için bir saat yeterli benimki biraz fazla oldu. Mayalanan hamurdan limon büyüklüğünde parçalar koparıp tezgahın üzerinde elimle az açtım (çay tabağından büyük). Açtığım hamurların bir kenarına bıçak yardımıyla serçe parmak genişliğinde ve uzunluğunda 5-6 kesik yaptım, açtığım hamurların ortasına doğru peynirden koyup kesik olmayan tarafı hafifce üstüne kapattım ve kesik olan tarafı tek tek üzerine kapatıp, fırın kağıdı serili tepsiye dizdim. Bütün hamuru bu şekilde yapana dek poğaçalar tepside iyice mayalanıyor. Poğaçaların üzerine yumurta sarısı sürüp susam serpip 200 C de ısınmış fırına verdim. Yaklaşık 30-40 dk sonra resimde gördüğünüz hale geldiler.

Afiyet olsun!!!!!

Oğlumda, babamızda, bende akşam birer tane yiyip öyle yattık, sabaha kadar dayanamadık valla :))))


Canlarım şimdilik hoşçakalın, güzel bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle........

22 Şubat 2008 Cuma

TATİLDEN DÖNDÜM MUTFAĞA GİRDİM


Merhabalar,

Evet arkadaşlar tatilden döndüm, pazartesi memleketimdeydim şükür. Sağolsun İstanbul sanki biz Afrika dan gidiyormuşuz da bize birkaç gün bayağı soğuk günler yaşattı, sanki Erzurum dan giden biz değiliz. İstanbul delisi ben ne gezebildim ne tozabildim ne de doğru dürüst alışveriş yapabildim. Her taraf çok ucuz, indirimler süper. Ama inanın ne zamanım ne de imkanım oldu. İlk gittiğim günler oğlum çok hastalandı hastanede birgün kaldık, serum falan takıldı. Sonraki bir iki gün zaten kınaydı, gelin çıkarmaydı, düğündü böyle geçti. Düğünle ilgili herşey çok güzeldi, bütün yakınlarımız düğüne katılmıştı, akrabalarla hasret giderdik, İzmirden teyzem, eniştem ve torunlarıda geldi düğün için teyzemi çok özlemiştim buda beni bir ayrı mutlu etti. Burdan bir kez daha sevgili gelinimiz Elif 'e ve amca oğlu Alparslan'a mutluluklar diliyorum.
Tatildeyken bloguma ziyarete gelen, yorum bırakan bütün arkadaşlara çok teşekkür ederim.Anladım ki hepsi gerçek arkadaşmış.....
Salı günü yorumlara bakarken bu haftaki PDÇS 15 etkinliğine ev sahibeliği yapan Sevgili Gül Abla nın (doğada) bana gönderdiği etkinlik davetini gördüm eeee Gül Ablamı kıracak değilim ya ve arşivde birikmiş onca tarif varken bugün sevgili Ayşe' nin sayfasında gördüğüm tarifi aldım ve iş çıkışı akşam mutfağa girdim. Sonuç çok güzel oldu, tarifin aslı Gönül Abla 'ya aitmiş. Burdan Ayşe' ye ve Gönül Abla' ya çok teşekkür ederim. İkiside maşallah çok hamaratlar, her ikinizinki kadar güzel olmasa da bende yaptım bişeyler işte...

PORTAKALLI İRMİK TATLISI



MALZEMELER

3 su bardağı süt
1 su bardağı portakal suyu (2 portakal gerekiyor)
1 su bardağı irmik
1 su bardağı toz şeker
1 portakalın rendesi (ben hemen hemen iki portakal rendesi koydum)
10 adet kakaolu petibör bisküvi ( orjinal tarifde yok ben ilave ettim)

NASIL MI YAPTIM ?

Tencereye sütü, portakal suyunu, irmiği ve toz şekeri alıp çırpma teli ile iyice çırptım. Ocağa alıp kısık ateşde sürekli karıştırarak pişirdim. Muhallebide daha kıvamlı olunca ocakdan aldım ve portakal rendesini ilave edip iyice karıştırdım. Kare borcamı ıslatıp pişirdiğimiz muhallebiden bir kat yaydım ve üzerine bir sıra kakaolu petibör bisküvileri dizdim. Kalan muhallebiyide bisküvilerin üzerine yayıp, borcamı buzluğa koydum. Yaklaşık 3 saat kadar buzlukda kaldı, buzlukdan çıkarıp spatula yardımı ile servis tabağına ters çevirdim üzerini damla çikolata ile süsledim (arzuya bağlı). Yemekden sonra çayın yanına dilimleyip servis yaptım, biz afiyetle yedik. Tavsiye ederim......


Şimdilik hoşçakalınnn..................

5 Şubat 2008 Salı

İNCİRLİ KURABİYELERİM VE BİR SOBEYLE MOLA




Herkese merhaba,

Minik prensimin doğum günü için yorum gönderen bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Yarından itibaren 12 gün izinliyim, küçük bir İstanbul tatili yapacağım ve kuzenimin düğününü yapıp döneceğim nasipse inşallah. Eeee gitmeden sayfaya yeni bişeyler eklemem lazım dimi ama.Yokluğumda beni yorumsuz bırakmayın emi canım arkadaşlarım.
Kurabiyelerimin tarifi sevgili Baharatli&Elif (elifmutfakta.blogspot.com) arkadaşıma ait. Gerçekden herkese tavsiye ederim. Zaten eminim buraya hiçbirimiz memnun kalmadığımız tarifleri koymayız. Ben bu tarifi denedim çok memnun kaldım; yaptığımda sadece 3 kişiye tattırabildim (annem, oğlum, eşim) hepsi de çok beğendiler. E artık bu kadar övgüden sonra yapıp yapmamak size kalmış.
Ayrıca tarifi PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ 13 etkinliğine bu hafta sahibelik yapan sevgili Hünerlieller&Filiz arkadaşıma gönderiyorum.


İNCİRLİ KURABİYE





MALZEMELER

1paket oda sıcaklığında margarin
1su bardağı nişasta
1çay bardağı sıvı yağ
1yumurta
1paket kabartma tozu
Aldığı kadar un

8-9 tane kuru incir (ben incirleri sıcak suda 5-10 bekletip, minik minik doğradım)

NASIL MI YAPTIM?

Bütün malzemeyi karıştırıp, kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yaptım. En son incirleri de ilave edip biraz daha yoğurdum. Sonra ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarladım, fırın kağıdı serili tepsiye dizip, 180 derecede hafif pembeleşinceye kadar pişirdim. Üzerine herhanbi bişey koymadım ama bir dahaki yaptığımda dr.oetker in tarçınlı dekor şekerinden dökmeyi düşünüyorum.

Bir kez daha söylüyorum gerçekden harika bir kurabiye ve tarif için sevgili Elif e çok teşekkür ederim.
_____________________________________________________
BİRDE SOBEM VARDI ;

Sevgili
Tuğba & Mutluluk Defteri beni sobelemişti, gerçi epey zaman oldu ama üstümde bir borç gibi duruyordu canım arkadaşımın sobesi o nedenle 12 günlük mıoladan önce bu borcu ödemek istedim;

Hayatın bana öğrettiği 3 şey ;
- Her zaman kendi bildiğini yapmanın iyi olmadığını ama önemli kararlar verirken ilk önce aklının sesini dinlemen gerektiğini.
- Sabreden dervişin mutlaka muradına ereceğini
- Ailenin dışında hiç kimsenin gerçekden kucak açmadığını.

Hakkımda 7 şey ;
- Akıllı, başarılı
- Hem çok sinirli hem çok duygusal
- Herkesi kendi gibi sanan saf kalpli
- Sevmeyi ve sevilmeyi çok seven
- Sevdiklerine aşırı düşkün
- Sulugöz
- Dobra


Evet şimdi hoşcakal deme zamanı geldi, herkese burdan Allaha ısmarladık diyorum.......

28 Ocak 2008 Pazartesi

PRENSİMİN 4.YAŞ GÜNÜ VE TAVŞAN PASTASI



Merhaba,

Canım yavrum Orkun' umun 4.yaş gününde çekilmiş bir fotoğrafla yeni bir haftaya girmek istedim. 26 Ocak Cumartesi günü yavrucuğumun 4.yaş günüydü ama biz anca dün kutlayabildik. Orkun' un ve bizim sevdiklerimizin katıldığı kendi halinde bir doğum günü oldu bizimkisi. Canım yavrum dünyaya gelerek bana ve tüm ailene yaşattığın güzel duygular için seni çok ama çok seviyorum. İnşallah Rabbim sana sağlıklı, sihhatli ve güzel bir ömür verir.
Yavrucuğumun doğum günü pastasını kendim yaptım , hem biraz kendimi sınamış oldum hemde içerisine ne katıldığını bilmediğimiz birşey yememiş olduk. Cuma günü o blog bu blog derken elimde bir sürü tarif oldu bende hepsini karıştırdım ve ortaya bizim tavşan pasta çıktı. Buyrun bakalım nasıl olmuş;

TAVŞAN PASTA





MALZEMELER

2 Paket hazır pastaban
2 paket kakaolu pasta kreması (toz)
3 poşet sade krem şanti
1 paket çikolata sosu
2 adet buz
1 su bardağı damla çikolata
100 gr margarin
1.5 lt. süt
Meyve şekerlemesi
1 kase vişne reçeli
1 sb bardağı ılık su

NASIL MI YAPTIM ?

Pasta kremasını ve krem şantileri üzerlerindeki tariflerine göre hazırladım. Vişne reçelini ılık su ile şrebet haline getirdim. Alüminyum folyo ile fırın tepsisinin arka yüzünü kaplayıp, pastabanlardan birini üzerine aldım üzerini reçelli su ile hafifce ıslattım. Daha sonra hazırladığım pasta kremasından bir kat sürüp, üzerine muzları dilimler halinde dizdim, üzerine damla çikolata serpip bir kat daha pasta kreması sürdüm ve pastabanın diğer katınıda reçelli su ile ıslatıp altadaki tabanın üzerine koydum.Bu tavşanımızın başı oldu, başını krem şanti ile iyice kapladım. Sonra diğer pastabandan tavşanımız için iki kulak kestim, ortada kalan kısım ise papyonu oldu. Kulaklar ve papyon içinde aynen başta olduğu gibi aralarını pasta kreması, muz ve damla çikolata ile kaplayıp, yerlerine oturtdum. Etraflarını krem şanti ile kapladım. Çikolata sosunu 1 su bardağı sütle pişirip soğumaya bıraktım. Çok fazla soğumadan (ılıkdan biraz fazla sıcak olacak) sıkma torbasına doldurup tavşanımızın başının, kulaklarının ve papyonunun etrafını geçtim. Sonra bu sosla gözleri ve bıyıkları yaptım (benim yaptığım bıyıklar çok komik oldu). Son olarakda meyve şekerleri ile papyonu süsledim. Ben bir gece önceden hazırlayıp, buzdolabında ertesi akşama kadar beklettim. Böylece pasta herşeyini daha güzel içine çekmiş oldu.

Benden bu kadar, profosyonel olmadığım için bu kadar anca becerdim, umarım sizlerde beğenirsiniz.

Şimdilik hoşcakalın..........

22 Ocak 2008 Salı

HAVUÇLU KARNABAHAR YEMEĞİ

Merhaba,

Uzun aralar verince ne yazacağımı şaşırıyorum, bu sayfayı günlüğüm gibi düşündüğüm için o an içimden gelenleri olduğu gibi yazmak istiyorum yazdıkdan sonrada okuyup aman Nagehan ne saçmalamışsın diyor hepsini siliyorum.
Bu yazıda öyle oldu kırk kere bişeyler yazıp yazıp sildim, sonunda kısaca yemeğimin tarifini verip de rahatlayayım dedim...
Lafı fazla uzatmadan benim evde çok sevilen özelliklede Orkun' un bayıla bayıla yediği karnabahar yemeğimin tarifine geçiyorum;

KARNABAHAR YEMEĞİ




MALZEMELER

1 adet orta boy karnabahar
1 adet çok küçük kuru soğan
2 adet havuç
250 gr kadar dana kıyma
2 adet orta boy patates
3 yemek kaşığı tereyağı
1.5 yemek kaşığı salça
tuz, pul biber

NASIL MI YAPTIM?

Tencereye tereyağını alıp erittikden sonra yemeklik doğradığım soğanı yağda hafif kavurdum sonra kıymayı ve salçayı ilave edip 5-6 dk kıymayı kavrulmaya bıraktım. Bu arada karnabaharı çiçek çiçek ayırıp yıkadım ve kavrulan kıymaya ilave ettim. Havuçları soyup yarım ay şeklinde doğradım, patatesleri de lokum kadar doğrayıp havuçla birlikde yemeğe ilave ettim, tuzunu ve biberinide ekledikden sonra yaklaşık 2 su bardağı kaynar su ilave edip tencerenin kapağını kapatıp kısık ateşde 30 dk pişirdim.
Sonra mı Afiyetle yedik....


Soğuk kış günlerinde yiyilebilecek en faydalı sebzelerden biri karnabahar, daha öncede sayfamda karnabaharın faydalarını vermiştim.Göz atmak isteyen varsa buraya tıklasın.

Şimdilik hoşçakalın, sevgiyle kalın.......


SOBEEEE

Merhaba
Biliyorum bu aralar hep uzun uzun aralar veriyorum, işyerindeki işler yoluna girdi inşallah en kısa zamanda tekrar bloguma zaman ayırmaya çalışacağım. Bugünlerde de kuzenimin düğünü için hazırlıklar yapıyoruz, nasipse Şubatın ilk günleri İstanbul a uçacağım yaklaşık 15-20 gün yine ara vermek zorunda kalacağım o nedenle bari gecikmiş sobelerime cevap vereyim diye düşündüm.

İlk sobem canım Banu tarafındandı.İşte cevaplarım;

ISIM VEYA LAKABINIZ: Adım Nagehan, lakabıma gelince Nagiş ve karakız.
DOGUM YERINIZ: Erzurum
HOBILERINIZ: Valla eskiden bir sürü hobim vardı da evlenip çocuk sahibi olunca bunları şimdilik bir rafa kaldırdım, şimdilerde en büyük hobim blogum oldu.
EN DEGERLI ÜÇ SEYINIZ: Çocuğum, ailem, sağlığım
OLMAZSA OLMAZ DEDIGINIZ SEY: Sağlık, mutluluk ve huzur
İDEALINIZ: Evladımı vatana, millete ve dinimize hayırlı bir evlat olarak yetiştirebilmek.
ETKILENDIGINIZ BIR KITAP: Okuduğum her kitabın bazı bölümlerinden etkilenmişimdir. Ama açıkcası bir ara Peyami Safa nın romanlarını çok okurdum ve çok etkilenirdim.
EN SEVDIGINIZ SARKI: Ben daha çok Türk Sanat Müziği parçalarını dinlerim çünkü ruhumu dinlendiriyor. Çocukluğumdan beri bizim ve amcalarımın evinde hep Tsm dinlenir ve ben en çok "Damarımda Kanımsın " şarkısını severim.
GITMEK ISTEDIGINIZ YER: Çok klasik gelecek ama Hacca gitmeyi çok istiyorum. Meksika yı görmek istiyorum. Türkiye için de ise Nemrutu görmek en büyük arzum diyebilirim.
EN YAKIN ÜC BLOG ARKADASINIZ: İşte en zor soru bu. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmayan hemen hergün uğrayıp halımı hatrımı soran veya sormasada onun kalbinde bir yerim olduğunu bildiğim bazı arkadaşlarım var tabiki. Ben eminim bu cevabı okuyunca onlar kendini mutlaka anlar.
UNUTAMADIGINIZ BIR ANI: Hangi birini anlatsam o kadar çok anım var ki. Yalnız unutamadığım ve her zaman aklıma geldiğinde gözlerimin dolduğu anım sezeryandan çıktığım zamandır. Çıktığımda baş ucumda abimi, erkek kardeşimi, amca oğlunu ve kızlarını görünce çok mutlu olmuştum ve sevinçden ağlamıştım.
BURCUNUZ: Akrep
ILGILENDIGINIZ SPOR DALI, YOKSA TUTTUGUNUZ TAKIM: Çok şükür Galatasaraylıyım. Eskiden fanatikdim asla Cimbom maçlarını izleyemezdim kalbim güm güm atardı ama şimdilerde bir tane futbolcu adı bile bilmiyorum.
IDEAL BIR KADIN NASIL OLMALI: Hanımefendi, cesur, temiz titiz, güleryüzlü, neşeli, bakımlı olmalı.
IDEAL BIR ERKEK NASIL OLMALI: Saygılı ve ilgili olmalı. Yuvası için yapabildiğinin en iyisini yapma yüreği taşımalı. Temiz ve bakımlı olmalı.
TEKNOLOJININ GELISMESI OLUMLU MU OLUMSUZ MU: Kötüye kullananlar olmasa çok iyide...
ICAT EDILMESEYDI NE YAPARDIM BILMIYORUM DEDIGINIZ ŞEY: Elektrik ve çocuk bezleri (benim gibi çalışan bayanların bez yıkaması ne kadar zor olurdu düşünmek bile istemiyorum.)
INSANLARIN SÖZLERINE MI YOKSA GÖZLERINE MI INANMALI: Bu zamanda ne gözlere ne sözlere inanmalı.Davranışları insanın aynası oldu artık.
HAYATTAKI SEVINC KAYNAGINIZ: Oğlum, ailem ve sevdiklerim.
HAYATTAKI EN BÜYÜK KORKUNUZ: Sevdiklerimi kaybetmek.
MANTIK EVLILIGIMI YOKSA ASK EVLILIGIMI: Mantıklı aşk evliliği.
EN SEVDIGINIZ YEMEK: En sevdiğim yemek diye bir yemek yok açıkcası herşey yerim ben.
Ama patlıcan kızartmaya bayılırım.
EN SEVMEDIGINIZ YEMEK: Ben çubuk makarnadan nefret ederim çocukluğumdan beri hiç sevmem. Birde pırasa yemem.
BLOG SAHIBI ILE ILGILI DÜSÜNCELERINIZ: Banucum; bugüne kadar tanıdığım en matrak ve en içten arkadaşlarımdan biri diyebilirim. Blog aleminde böyle samimi bir insan zor bulunur. Onu hiç görmesem de sesini duymasam da gerçekden çok seviyorum. Allah onu tatlı kızına ve ailesine bağışlasın.....